CUMARTESİ ANNELERİ SAHNEDE

Yazarımız Adil Öztürk gündemi kaleme aldı .
2019-10-15 20:49:22
CUMARTESİ ANNELERİ SAHNEDE

Bir arkadaşım ‘’Fransa 1700 lerde ekmeğe muhtaç iken, din reformu yaparak bu gün dünya ülkesi oldu, biz halen din kurtarıyoruz ve Afrika’dan beter olacağız’’ diyerek çok doğru bir tespit yapmıştı. Eskiden insanlarımız çalışırken hem geçimini sağlar, hem de emekliliği için biraz para biriktirirdi şimdilerde çalıştığı ile evini geçindiremediği için boşanmalar artmakta. Bu ekonomik bunalım yetmezmiş gibi bir de Irak’tan ve Suriye’den gelen milyonlarca mülteci ülkemizin hem ekonomik hem sosyolojik yapısını bozmuştur. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi genel Müdürlüğünün (25 Temmuz 2019) tarihi itibarıyla ülkemizde geçici koruma kapsamında Suriyeli sayısını gösterir iller içerisinde Şanlıurfa % 21, Gaziantep % 22, Hatay % 25.5, Kilis % 81 ile bazı illerimizdeki tehlikenin büyüklüğü görülmektedir. İktidar ve kendisine yakın bazı çevreler lüks içinde yaşamlarını devam ettirebilmek uğruna sık sık suni gündemler yaparak toplumun ilgisini başka yönlere çekmekteler. Bu suni gündemlerden en sonuncusu belki de en tehlikeli olanı bir haftadan fazla oldu Diyarbakır’da bir şov sergilenmekte. HDP Diyarbakır İl Binasının önünde sanki dünyaya başka mesajlar verircesine toplanılmaya başlandı. Önce masum bir annenin evladını istemesi şeklinde başlayan şov yazılı ve görsel basının da desteği ile adeta Musevilerin ağlama duvarına dönüştü. Kimler gelmedi ki, sanatçılar, tarikatlar, siyasiler ve nihayet iktidarın bakanı. Hepsi şov peşin de de iktidar neyin peşinde. Bu bina başka bir devletin büyükelçiliği midir ki iktidar olaya müdahale etmek yerine ağlamakta. Kapısında ağladığın parti binası T.C.nin yasalarına göre kurulmuş bir siyasi parti değil mi, istediğin zaman bu partinin belediye başkanlarını görevden almıyor musun, istediğin zaman bu partinin binalarına baskın yapıp suç unsuru tespit ettiğinde sorumlularını tutuklamıyor musun, peki şimdi bir zamanların PKK’ya katılan çocuklarını masum göstermek için şov yapan ve ‘’Cumartesi Anneleri’’ olarak bilinen bu anneleri şimdi ne amaçla ‘’Ağlama Anneleri’’ olarak kullanıyorsunuz. Şehit anneleri ve babaları evlatlarının cenazesinde içleri yanarken acılarından dolayı bir iki kelime söz söyledi diye mahkemelerde süründürülürken, devlete kurşun sıkanlar neden şimdi kıymete bindi. Sadece iktidar mı şov yapmakta, muhalefet de aynı şovda yerini almakta gecikmedi. T.C.nin hiçbir evladı teröre ve teröriste kurban edilecek kadar ucuz değildir. İzmir nasıl ki Türk yurdu ise, Diyarbakır’da Türk yurdudur ve buradaki her vatandaş Türk vatandaşıdır. Bizim olana ağlayarak değil devletin caydırıcı gücü ile sahip çıkılır. Ağlamak, diz çökmektir. Devlet terör karşısında diz çökmez. Teröristin inini tespit eder, basar evladını alır ve teröristi imha eder. Ülkemize çok büyük zararlar veren PKK terörünün bitme noktasında iken tekrar canlanarak bu kadar büyümesinin en büyük etkenlerin başında K.Irak’tan Türkiye’ye getirilen mülteciler yatmaktadır. Bu günlerde Suriye’den getirilen mülteciler yarın yeni bir terör belası ile karşımıza çıktığı zaman belki de iş işten geçmiş olacak. Suriye’den gelen mültecilerin acilen ülkelerine gönderilmesi gerekmektedir. Mültecilik süreleri doldu ve artık sorun olmaya başladılar. Biran önce kuruluş ayarlarımıza dönerek ‘’Ne Mutlu Türküm Diyene!..’’ parolası doğrultusunda ulus devlet bilinci ile hareket etmenin zamanı geldi de geçiyor bile.

Adil ÖZTÜRK

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz yapın!...