Adil Öztürk
15-10-2019

LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMÜYOR

Birleşmiş Milletlerin 74.ncü Genel Kurulu konuşmasında: ‘’Herkes için özgürlük, herkes için barış, herkes için refah, herkes için adalet, herkes için huzurlu ve güvenli bir gelecek’’ diye elinde bir İsrail-Filistin tarihini anlatan harita ile dünyaya haykıran konuşmacıyı gözlerini kapatarak dinleyen veya radyodan dinleyen birisi sanır ki cesur bir Arap lideri Birleşmiş Milletler kürsüsünden haykırmakta, ‘’Türkiye, 5 milyon mazlumu topraklarında barındıran bir ülke, son 8 yılda sığınmacılara 40 milyar dolar harcama yaptık’’,’Cemal Kaşıkçı cinayetinin takipçisi olacağız’’, ‘’Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanının özellikle mahkemede çırpınarak ölmesi içimizde kanayan yara’’, ‘’İsrail büyüyor, Filistin küçülüyor’’, ayıp olmasın diye galiba ‘’Karabağ’ın hala işgal altında tutulması kabul edilemez’’ sonra uzun bir atlama ile Arakan’a gidip; ‘’Arakan’da yaşananların soykırım olduğu kayıt altına alınmıştır. Türkiye’nin girişimleri ilk günden beri sürdürüyor ve insani yardım faaliyetlerine devam edecektir.’’ Peki Türkiye ile Arakan arasında kalan bölgedeki Doğu Türkistan diye bilinen Sincan Bölgesindeki Uygur Türkleri Müslüman değil mi?, Uygur Türkleri, Kızıl Çin yönetiminin asimilasyon zulmü altında inlerken onları neden dile getirmezsiniz de illa da Ortadoğu. Çünkü Uygur Türklerinin işlenecek petrolü yok. İnsanlık tarihi boyunca yüzlerce Peygamberin, Kralın, Sultanın ıslah edemediği yarı ilkel yığınları savunmak için önce ekonomin güçlü olacak kimseden borç dilenmeyeceksin, ağır sanayii üretiminde söz sahibi olacaksın milli markalarınla dünyada söz sahibi olacaksın, tarımını dışa bağımlı hale getirmeyip güçlü bir tarım ülkesi olarak dışarıya tarım ürünleri satabileceksin, hızla gelişen elektronik teknolojisinde söz sahibi olacaksın, elektronik teknolojisini kendin üreteceksin, İstikbalin göklerde olduğu gerçeğini asla unutmayarak uzay teknolojisinde söz sahibi olacaksın, nano teknolojiye hakim olacaksın velhasıl seküler milliyetçiliğe sahip kafa yapın olacak. Dışarıdan sanayi ürünü almakla, dışarıdan teknoloji almakla, dışarıdan silah almakla, Üç-beş sakallı şalvarlı üfürükçü ile bu işler olmaz. Ancak dünyayı kendine güldürürsün. Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’si özel davet ile Birleşmiş Milletlere katıldığı halde bu günkü gibi kürsüde nutuk atarak vitrine oynamamış, Türkiye’nin hızla sanayileşmesi ve tarım ile hayvancılıkta modernleşmesi için çabalar sarf edilmiştir, yatırımlar yapmıştır. Dünya su ve petrol savaşlarına hazırlanırken gerçekçi tedbirler almayarak, hala fantazilerle, menkıbelerle, din savaşları ve aciz ağlamalarla kendimizi avutmaya devam edersek, mirasyedi gibi hazırda olanları satarsak sonumuz o uğruna ağladığımız Filistin’den beter olur. ‘’Türk Milliyetçiliği ilerleme ve genişleme yolunda ve uluslararası temas ve ilişkilerde bütün çağdaş uluslara paralel ve onlarla dengeli bir şekilde yürümekle birlikte, Türk toplumunun özel karakterlerini ve başlı başına bağımsız kimliğini saklı tutmaktır. Ne Mutlu Türküm Diyene!..[M.K. Atatürk]’’ Türk Dil Bayramımız Kutlu olsun. Esenlikler

Adil ÖZTÜRK

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz yapın!...