Adil Öztürk
06-12-2019

“O SARI LİDER ORTADAN KALDIRILACAKTIR!..”

 

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuran Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sevmediği iki zümre vardı. Birincisi ‘’Dönmeler’’ ikincisi ‘’Masonlar’’dı. Bir gün eski Adliye Vekil Mahmud Esat BOZKURT'u çağırdı. Kendisine masonların taksimat, teşkilat, ahvalini bildirir bir kitap verdi. 'Bunu güzelce mutalaa et, bir takrirle Halk Partisi grup başkanlığına ver, grupta bunlara şiddetli hücum yap ve grupça kapanmalarına dalalet et. Masonluk kökü dışarıda olan bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir, memleketimizde bunların ne işi vardır. Senin de bu işte büyük şeref payın olacaktır' dedi. Ertesi hafta Recep PEKER geldi ve kürsüye çıkarak; 'Arkadaşlar yarından itibaren Türkiye'de masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapatılmıştır' dedi. Salonda bir kıyamet koptu, alkışlar, bağırmalar, 'Kahrolsun Yahudi uşakları' sesleri tavanları çınlatıyordu. Şükrü KAYA ve arkadaşları sırra kadem basmışlardı. Grup dağıldıktan sonra Dr. Mim Kemal'i önüne katan masonlar toplu olarak Reis-i Cumhur Mustafa Kemal ATATÜRK’e gitmişlerdi. Mim Kemal, Reis-i Cumhur Mustafa Kemal ATATÜRK’e hitaben, ‘’Efendimiz biz zaten maiyet-i devletindeyiz fakat siz Meşrik-i Azam'ımız olursanız, bir pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız’’ demiştir. Atatürk ise, 'Peki siz Avrupa'da hangi locaya bağlısınız' diye sormuştur. 'Biz Cenova'ya tâbiyiz ve Reisimiz Barca Mişon cenaplarıdır' cevabını almıştır. Mustafa Kemal ATATÜRK bu cevabı duyduktan sonra küplere binerek, 'Haydi defolun buradan cehennem olun gidin. Yahudi uşakları! Benim milletim bana kahraman sıfatı verdi ben sizin gibi bir çift Yahudiye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil eder hepinizi astırırım' demiştir. “O sarı lider ortadan suret-i katiyetle ortadan kaldırılacaktır” Moskova’da gizlice yapılan Mason toplantısında alınan karar hızla tatbik edilmeye konmuş Prof. Dr. Bergman ve Prof. Dr. Epinger’in Atatürk’e verdikleri Salyrgan (civalı ilaç)’ın, Atatürk’ün tedavisinde “ajan tedavi ilacı” olarak kullanıldığı, aslında Mustafa Kemal ATATÜRK bu ilaçla ağır ağır zehirlenmiştir. ATATÜRK’ün daha evvel sıtma geçirdiği bilinmesine rağmen karaciğer ve dalağı yıpratan Kinin ve Atebrin gibi ilaçlar bol miktarda kullanılarak ölümü çabuklaştırılmıştır. Tıp eğitimi almış onlarca doktorun bu hataya düşmesi mümkün müdür? Sadece 1937 yılında İstanbul Eczanesi’nden Atatürk için 43 (sonra gene 4 adet) kutu kinin ilacı alınmış. Büyük Millet Meclisi’nde Atatürk’ün ölüm raporu gündeme geldiğinde, locaları kapatılan, ancak Meclis’ten tam olarak arındırılamayan masonlar ortaya bir fikir atarlar: “Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım.” ve ortada doktor raporu varken ne hikmetse bu böyle kabul edilir. Bunun arkasından Rockefeller ve Rostchild’ın finanse ettiği Yeşilay icat edilir (resmi sitesinden bile tetkik edebilirsiniz), bu olaylar da tarihteki yerini böylece alır. Avram Benaroyas ise Atatürk’ün ölümünden sonra şu açıklamaları yapmıştır: “O zannetti ki; bütün muhalif ve muarızlarını tasfiye ve bertaraf ettiği gibi masonları da tasfiyeye tabi tutmaya muvaffak olacaktır. Fakat asla! Türkiye’deki mason cemiyetinin Kemal Atatürk tarafından kapatılarak faaliyetinin durdurulduğunu Moskova’da tarihi bir yerde yoldaşlar arasında yapılan bir toplantıda işittiğim zaman, beynimden okla vurulmuş gibi sersemledim. Heyecandan şaşırmış bir halde, oradakilere şaşkınlık içinde haykırdım: “O sarı lider ortadan suret-i katiyetle ortadan kaldırılacaktır!..” [alıntı] Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK ve bir avuç inanmış arkadaşları sayesinde Türk milletini ve Türk devletini ele geçiremeyen Yahudi uşağı Dönmeler ve Masonlar, hamamböcekleri misali saklandıkları yerlerden yavaş yavaş çıkarak çirkin amaçlarına tekrar ulaşmak için hamla yapmaya başlamışlardır. Bu gün Mustafa Kemal ATATÜRK’e saldıranlar dünkü Yahudi uşaklarının çocukları ve onların para ile satın aldıkları kanı bozuk hinlerdir. Fakat unuttukları bir şey var ‘’Ölür ise ten ölür canlar ölesi değildir’’ Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk milletinin kalbinde hala yaşamaktadır. Her bir Türk aynı zamanda artık bir ATATÜRK’tür. Türk milleti var olduğu sürece, ATATÜRK de yaşayacaktır.

‘’Ne Mutlu Türküm Diyene!..’’

Adil ÖZTÜRK

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz yapın!...