TARIM İÇİN MİLLİ SEFERBERLİK HAREKATI

TÜRKİYE İÇİN(TOKAT İÇİN) SOLUCAN GÜBRESİ TANITIMLARIMIZA DEVAM EDİYORUZ.
2020-02-22 21:34:19
TARIM İÇİN MİLLİ SEFERBERLİK HAREKATI

“Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak, hep aynı hikâye, duyanlara selam olsun.”

 

Organik tarımın giderek yaygınlaşmasıyla adından sıkça söz edilen solucan gübresi üretimi de artıyor. Üreticiler, Türkiye'de toprak kalitesi ortalamasının 1,7'nin altına düştüğünü, bunun ıslahı içinse uzun zaman gerektiğini savunuyor. Solucan gübresi üreticileri "Çiftçiler henüz yeni tanıyor. Biz en az 15-20 sene bu ülkemizdeki açığı kapatmak için çalışacağız" dedi.

 

Organik tarım uygulamaları alanında gelişmiş ülkelerde hızla yayılan solucan gübresi üretimi, Türkiye'de de yaygınlaşıyor. Toprak solucanlarının yapılarında onları zararlı patojenlerden korumak için sölem sıvısı adı verilen bir çeşit vücut salgısı bulunuyor. Bu salgı dışkılarına da geçiyor. Bu canlıların dışkıları organik solucan gübresi olarak tarım arazilerinde kullanıldığında, sölem sıvısı tıpkı solucanları koruduğu gibi o toprakta yetişen bitkileri de koruyor. Böylece üretilen zirai ürünler herhangi bir kimyevi bileşene ihtiyaç duymadan hastalıklara karşı çok daha dirençli bir yapıya sahip oluyor. Aslında tabiatta bulunan bütün toprak solucanları, kendi yaşadıkları alanda bu görevi yerine getiriyor ve tarım açısından faydalı oluyor. Yapılan çalışmalar, toprak solucanlarının yoğun olduğu zirai alanlarda verimin çok daha fazla olduğunu ve özellikle bitki köklerinde oluşan hastalıkların yok sayılacak kadar az olduğunu gösteriyor. 

Toprak solucanlarının sindirim sisteminden geçerek tekrar toprağa karışan bileşenlerin tarım açısından fenni gübrelere nazaran çok daha faydalı olduğu ifade ediliyor. Bu bileşenlerin yüzde 100 organik olması sebebiyle ekolojik dengeye ve insan sağlığına hiçbir zararı olmayışı bilim adamlarını bu alanda daha fazla çalışmaya itiyor. Toprak solucanları tarafından tüketilen organik atıklar, bu canlıların sindirim sisteminden geçerek dışkı olarak dışarı çıkmasıyla elde edilen toprak rengindeki kokusuz bileşene organik solucan gübresi deniyor. Toprak renginde olan solucan gübresinin, rahatsız edici bir görüntüsü ve kokusu da bulunmuyor.

'SOLUCAN, TOPRAK YAPAR'

Solucan gübresi üreticileri solucan gübresinin hiç bir bitki ayırt etmeden  işe yaradığını söyledi. Solucan gübresi çok önemli bir gübredir. Solucan gübresi bir bitkinin ihtiyacı olan, bütün bitkilerin daha doğrusu ağaçla ve ya sebzeler hiç fark etmez bütün bitkilerin ihtiyacı olan mikrofloraları, amino asitleri içine bulundura bir gübre çeşididir. Daha doğrusu toprağın özüdür. Yani buna gübre dememiz aslında biraz yanlış. Çünkü solucan toprak yapar, Türkçesi bu. Dünyada kabul edilen en kaliteli toprak çeşidi nedir, humustur. Solucanın gübresi humustur yani Türkçesi humustur. Humusunda içinde bir bitkinin ihtiyacı olan makro, mikro, izolomentler ve bunun haricinde ilave olarak doğal antibiyotik ve doğal büyüme hormonu mevcuttur. Kimyasal gübrelerle üretilen ürünler daha sağlıksız, dayanımı az, gıda değeri düşük ürünlerdir. Bunu tüketen insanlar, canlılar kendilerini halsiz hissederler ve çabuk hastalıklara kapılırlar. Bugün gelinen nokta bunu zaten çok açık bir şekilde ispatlıyor" dediler.

 

'20 SENE KİMSE KİMSEYE RAKİP OLAMAZ'

Solucan gübresi üretiminin yaygınlaşmasına rağmen bu alanda talebi karşılayacak seviyede olmadığını da savunan üreticiler , "Türkiye'de solucan gübresi son 10 yılda her geçen gün artıyor. Ben burada çok açık bir şekilde halkımıza şunu söylemek istiyorum, Türkiye'de herkes solucan gübresi üretse dahi 20 sene kimse kimseye rakip bile olamaz. Bunun sebebi çok basittir. Bir İsrail'i düşünün, çölün ortasında kurulmuştur, çöl dediğimiz şey toprağın içinde yaşayan canlı mikro organizmaların olmamasıdır. Yani çölün içinde canlı bir yaşam yoktur. Türkiye'de yani bu sıfır seviyesidir. Yani bu nedir organik madde seviyesi sıfır. Düşünün 60 küsur senede İsrail kendi topraklarını solucan ve solucan gübresiyle ıslah etti. Bugün dünyaya tarım ürünleri satıyor ve gerçekten çok ciddi rakamlarda. Yani bizim en az sekiz on kat fazla bir ciroda. Fakat bizim ülkemizde toprak kalitesi kimyasal gübreler sebebiyle ve kullanılan ilaçlar sebebiyle her geçen sene daha düşüyor. Niğde'de bazı bölgeler karantina altına alınmış. İşte 40 sene patates yasaklı ve ya hiç adımınızı dahi atamayacağınız bölgeler var. Bu  bölgelerde ki mantık şudur, organik madde seviyesi sıfıra düşmüş ve kimyasal gübre ve ilaçlarla  toprak yapısı bozulmuş demektir. Bugün ekilemez yani çölden bir farkı yok. Bugün Türkiye'de bir merdiven düşünün toprak kalitesi sıfırla on arasındaysa bizim artık kalitemiz artık düşmüş, 1.7'dir Türkiye ortalaması. Bununda yüzde 22'si 1'in altında artı yüzde 4'ü 2'nin altında artı yüzde 29'u 3'ün altındadır. Yani yüzde 95'i 3'ün altındadır. Buradan şunu söylemek istiyorum, bir İsrail'in ıslah için  50-60 sene gibi bir süre geçti. Bir Türkiye'nin bunun 20 kat büyüğü  bir ülkenin ıslahını düşünün, bunun sadece Türkiye'nin ıslahı topraklarının ıslahıyla da kalmıyor. Bu civar ülkeleri de düşünelim. Yakında çok çok daha büyük bir talep olacak. Ve biz en 15-20 sene bu ülkemizdeki açığı kapatmak için çalışacağız" dedi.

Organik tarımın insan sağlığına en faydalı tarım şekli olması nedeni ile solucan gübresi üretimi giderek daha da çok artmaktadır. Toprak kalitesinin artması için Kırmızı Kaliforniya solucanı kullanımı yaygınlaşmaktadır. ABD ve gelişmiş ülkelerde sıkça kullanılan solucan gübresi günümüzde de çiftçiler tarafından kullanılmaya başlamıştır. Son zamanlarda oldukça değer gören bu gübre Kırmızı Kaliforniya solucanı ile daha da kaliteli hale gelmektedir.

Akıllara gelen sorular arasında tarımın geleceği solucan gübresi kullanımına mı bağlıdır ,şeklinde olmaktadır. Toprakların giderek verimsiz hale gelmesi ve kimyasal gübrelerin verimi azaltıyor olması nedeni ile solucan gübresi tarımı kurtaracak en iyi gübre şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Kırmızı Kaliforniya solucanı bu alanda en iyi sonuçlar verdiren solucan türüdür.

Solucan Gübresinin alıcıları; Tarım, peyzaj, çiftçi, bahçe bitkileri ve sebze işiyle uğraşanlar….kısacası her türlü bitki işiyle uğraşanlar solucan gübresini alma potansiyeli olan kişilerdir. Bu kişilerin büyük çoğunluğu solucan gübresinden haberdar değiller. 

Solucan Gübresi üretimine son bir kaç yıldır ülkemizde büyük rağbet var. Devletimizin destek ve teşviğinin olduğu haberlerinin üzerine herkes bu sektöre doğru akın etti. Kimileri çok para kazandığını anlatıyor, kimileri gübreyi ürettiklerini ve ellerinde patladığından şikayetleniyor, büyük bir çoğunlukta ellerinde ki solucanları zararına satarak işten tekrar sıyrılmayı düşünüyor. Ama milli seferberlik görevi olarak düşünen üreticiler bu konuda üretmeye devam edeceklerini belirttiler.

 Ama yerelde yöneticilerimizden ilgi ve alaka görmüyor.Hem doğal bir geri dönüşüm sağlaması hemde milli servet topraklarımızın elimizden gitmemesi adına yerel üretim yapan solucan gübresi üreticilerimize destek konusunda isteksiz davranıyorlar.

Ama çocuklarına  ve kendilerine doğal ürünler yedirmeye çalışıyorlar.Neden çünkü biliyorlar ki doğal olanda sağlık vardır.Bu bilginin desteklenmesi ve üretimlerin doğal hale gelmesi için üreticilerin desteklenmesi gerektiğini dşünmüyorlar.

En azından kendilerini anlatmaya fırsat tanınması gerekmektedir.Çünkü üreticilerin hemen hemen hepsi bu işin farkına varan ve olayı milli bir mesele olarak gören insanlar.İmkanlarıda  çok sınırlı.Bu iş kolay ve hemen geri dönüşümü olan bir iş olsa milli mücadele ruhuyla hareket eden üreticilerimize fırsat bile kalmazdı.

O yüzden genelde Türkiye özelde Tokat için milli seferberlik konusu olan topraklarımızın kalitesi konusunda yerel yöneticilerimiz ellerini taşın altına koymaları gerekir.

20 yıl 30 yıl sonra yaşanabilir bir Türkiye için.Çocuklarının geleceği için.Hayatın güzelliklerini yaşamaktan  çok hastalıklarla boğuşmamak için 

Devletimizin büyükleride bu konununun önemini bilmemekte ve özellikle yerel yönetimler bu konuda çalışmalar yapmamaktadır.Çünkü tarımın geleceği olan bu konu popülist politikalara kurban gitmektedir.

“Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak, hep aynı hikâye, duyanlara selam olsun.” der İsmet Özel.

 Biz www.tokatpress.com olarak bağırmaktan   yılmayacağız. …

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz yapın!...