Mahmut Delen
20-01-2020

Erdoğan yalnızım diye boşuna demiyormuş..

AK Parti için bu seçim ve sonrasındaki en büyük tehdit, yeni bir seçmen kitlesinin oluşması. Bu kitle, kendini "Reisçi" olarak tanımlıyor ve AK Parti teşkilatları ile arasına ciddi mesafe koyuyor. Bu mesafeyi düşmanlığa vardıranlar da azımsanmayacak kadar çok. Bu kitlenin bir kısmı, uzun süren iktidarların kronik teşkilat sorunu olan yozlaşmaya karşı bu tavrı almış olsa da benim gördüğüm kadarıyla dışlanmış, beklentisi yerine getirilmemiş kendine yer bulamamış ya da Erdoğan'ın ağırlığını kullanmaya çalışan kişiler çoğunlukta.
Örnek vermek gerekirse elinde uyduruk bir tiyatro oyunu olan bir sanat heveslisi, bunu Kültür Bakanlığı'na satmak isteyip bunu başaramazsa şöyle bir yol izliyor:
Teşkilatlara ve onların atanmasında önayak olduğunu iddia ettiği bakanlık görevlilerine, bürokratlara sövüp saymaya başlıyor. Onları Erdoğan'a yol arkadaşı olmamakla suçluyor. Oradan alıyor, 15 Temmuz'da saklandınız lafına getiriyor.. Yetmiyor, bunlarla mücadele etmenin vatan görevi olduğunu dillendiriyor. Söylüyor da söylüyor. Görüntüde vatandaşın "adam haklı" demesini gerektirecek şeyler de olunca, vatandaş işin aslını bilmese de bir şekilde hedefe koyulan şahıs, siyaseten mahkum hale geliyor.
Ya da bir akrabasının bir işi için teşkilattan medet umdu, aradığını bulamadı mi? Hemen deyiveriyor vatandaş, "bunlar zaten hep kendilerine çalışır; Erdoğan yalnızım diye boşuna demiyormuş.."

https://www.facebook.com/mahmuddelen

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz yapın!...