Adil Öztürk
22-02-2020

OKULLAR AÇILDI

Çocukları okula başlamıştı. Okul forması, servis ücreti, ayakkabı derken bayağı bir masraf etmişlerdi ama çocuklarının okula gitmesi anne ve babalara bu masrafları unutturuyordu. Adam internette dolaşan çocuk tacizleri haberlerini gördükçe kahroldu, üstüne üstlük okul önlerinde çocuklara gizliden satılan uyuşturucu içeren şekerlemeler olayları geçen yıllardan birçok çocuğun ve ailesinin hayatını karartmıştı. İstatistikler dehşet vericiydi; [İHD İstanbul Şube Çocuk Hakları Komisyonu raporuna göre, son (16) yılda (18) yaş altı 440.000) çocuk doğum yaptı. Adalet Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de çocuk istismarı ile ilgili dava sayısı (2015) verilerine göre yılda ortalama (17.000) Çocuk İstismarı Davası açılmakta. İstismarcıların yaş ortalaması (49) ila (70) İstismara uğrayan çocuklar ise (10) yaşından küçük. Türkiye’de Bozulma Raporuna göre; Hayatında en az bir kere uyuşturucu madde kullananların yaş gruplarına dağılımı ‘’15-24 yaş arası % 35.4, 24-35 yaş arası % 30, 35-44 yaş arası % 18.3, 45-54 yaş arası % 7.8, 55-64 yaş arası % 8’’ Bu rapora göre Türkiye’de madde bağımlılığı (2011) yılından beri (6) yılda (17) kat arttı. Yapılan bilimsel çalışmalar son yıllarda madde kullanımı ile ilişkili tedavi merkezine ayakta başvuruda (% 674), yatan hasta sayısında ( % 381), madde bağlantılı toplam ölüm satılarında (% 220) oranında artış gerçekleşirken, uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan ceza infaz kurumlarında bulunanların sayılarındaki arış aranı ( % 401) olmuştur. Tedavi gören hastaların (% 70.7) si İlk ve Orta öğrenim mezunu, (% 24.4) Lise mezunu, (%3.3) Yüksekokul mezunu ve (%1.7) si ise hiç okula gitmemiş.] Annesine heyecanla öğretmenini ve arkadaşlarını anlatan çocuğuna baktı ve içinden ‘’Allah’ım benim çocuğumu ve tüm çocukları koru’’ diye dua etti. Eylül ayının başlaması ile birlikte İlkokulların birinci sınıfları da kademeli olarak eğitime başladılar. Okula yeni başlayan mini mini yavruların heyecanı mı fazla yoksa çocuklarının okula başladığını görmek gururunu taşıyan anne ve babaların heyecanı mı fazla bilinmez. Şüphesiz ki ker kalp kendince sevinç içinde atmakta. Her iyi ve güzel olanın illaki bir düşmanı olduğu gibi mini mini çocuklarımızın da sevinç içinde çarpan o minik kalplerinin de sinsi düşmanları var. Okul önlerinde, okul yollarında ve evlerinin çevrelerinde mevzilenmeye başlayan uyuşturucu satıcıları ve çocuk tacizcileri o kadar kurnazca yaklaşmaktalar ki o masum yüreklere. Değil o masum yüreklerin onları fark etmesi bazen yetişkinler bile çok geç fark etmekteler. Yuvanın gelecek ışığı olan, insanlığın umudu olan kimi doktor, kimi hukukçu, kimi mühendis, kimi ressam, kimi edebiyatçı, kimi öğretmen, kimi botanikçi, kimi veteriner, kimi uzay bilimcisi olacak olan bu minicik yüreklerin hayatını karartmak için mevzilenen o kadar çok zararlı tuzak kurulmaya başlamıştır ki insan düşündükçe kahroluyor. Yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımıza sahip çıkalım, anne babalar olarak her şeyi okuldan beklemeyip, çocuklarımızı üzmeden, içitmeden devamlı takip ve kontrol edelim. Çocuklarımızın uyuşturucu ve tacizci tehlikesinden uzak huzur içinde başarılı bir eğitim ve öğrenim görmeleri umuduyla

sevgiyle kalın.

Adil ÖZTÜRK

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz yapın!...